22.02.2015

Günün Tam da Tan Zamanında, Kendimi Gemiyle Birlikte Bırakırken Sığ Sulara, Bizi İzleyen Tüm Çocuklara Selam Verdim

  Ağır ağır çıktık güverteye, suyla dolu gövdenin kuru kalmayı başarmış ufacık bir köşesinde küçük bir kalabalıktık. Mekanla bağlantılıdır kalabalıklar, biz tek tük bir kaç kişiydik oysa ki; mekan küçüldükçe arttığımızı fark ettik. Yalnızlık böyle değildir; mekan bağımsızdır yalnızlık. Ve mekan küçüldükçe azaldığını hissetmezsin, hep aynı kalırsın iç sıkan bir tekdüzelikte. İnsanı sıkan da yoran da bu aynılıktır çoğu zaman. Ve çoğu zaman hayal bile kuramazsın, bir odadan çıkar diğerine girer hayallerin ve girdikleri odada arasan da, onları bulamazsın. Odalardan çığlıklar gelir, kulaklarını kapatırsın; gülüşmeler gelir, sen yine duymazsın. Uyumak ister aklın; bedeninse çığlıklarda kaybolmak. Çığlıkların arasında sessiz bir köşe bulup uyuyakalırsın. Ve donakalırsın geceleri, sıcak bir vücuda hasret. Özlersin de anlatamazsın etrafındakilere, kendine de söyleyemezsin, ona hiç… Rüyalarına girsin diye dua edersin.
  Gemi iyice azaldı, denizin ortasında. Ona azalmak hiç yakışmadı; dev gibiydi önceleyin. Küçüldü, cep kadar bir yer bıraktı. İnsanlar da azaldı ama kalabalık azalmadı tabii. En sona üçümüz kaldık, gün tam olarak tan evresinde, karanlık zifiri. Kahve olsaydı diye düşündüm, son dakika. Kahve alır ya yorgunluğu. Durmaktan yoruldum artık, ve iki kişi kaldık, ve hala kalabalıktık. Son anlarımda kimi görmek istersem, son anlarımda yanımda olamayacak gibi hissederim. O yüzden son anlarımla ilgili birini hayal etmem. Hem ben sırf bu yüzden dilek de dilemem; sanki dilesem gerçekleşmeyecekmiş gibi hissederim. O yüzden bana dilek direttiklerinde, yaşamayı dilerim, sevmeyi dilerim. Birincisi olmazsa, zaten yokum ben. İkincisini ise istesem de yok edemem. Zalimlerin zulmü bitene kadar sevin demişti Tanrı. Zalimlerin zulmü bitse de bitmese de sevmemeyi hayal edemem. Özlemeyi severim, ağlamayı severim, yalnızlığı severim; yine de severim ve sevmeye devam ederim.
  Gözlerine bakmadım son kalanın. Ben kalabalıkları da severim, yalnızlıkları da, dedim. O da kaydı gitti koca gemiyle birlikte. Son sözleri vardı, hissettim; ama dile getiremedi. Herkes teker teker kaymıştı ıslak tahtadan serin sulara. Ama bana yalnızlığımı verdiği için en çok en son gideni sevdim. Çok sevdim, yalnızlığımı vermeseydi keşke dedim; ama yine de sevdim. Ben eksildim artık; ee koca gemi eksildi, benim ne haddime tam kalmak. Ben eksildim, hayat arttı; ben eksildikçe bir şeyler çoğaldı.
  Gözyaşımdı, bıraktım; gemiyle birlikte, günün tam da tan zamanında, kendimi uykuya, dileklerimi suya, tüm sevgilerimi de fezaya…
  Kimse umursamasa da son bir selam verdim; benden sonra devam eden dünyaya; garip bir çocuk gelir diye bir gün kıyıya.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder