22.02.2015

akşam akşam

  Şimdi bedenim ellerinde -her noktasını adın gibi bildiğin bedenim, ve kendi bedeninden daha iyi bildiğin. Benliğim ağzından dökülecek bir çift sözün tutsağı; acizim. Halsizim aynı zamanda. Hiç uyumadığım gecelerin sabahlarında -derhal tükenen- bir enerji dolar  vücuduma, bilirsin. İşte hepsini kullandım onun. Uyumak için doğru zamanın gelmesini bekliyorum. Unutmak ve vazgeçmek için doğru bir zaman var mı? Sanmıyorum. Çok yağmur yağdığında, kanala açılan kapakların üzeri dolar suyla. Halbuki tam tersi olması gerekmez mi? Saçma. Gözümden bir damla yaş süzüldü. Engelleyemedim, kusuruma bakma. Oralı olmadın zaten sen de. Sahi nereliydin sen? Ülkenin hangi berbat şehrinde, günün hangi iğrenç saatinde, hangi hastanenin bok kokan hangi odasında dünyaya geldin? O alaycı halinle hangi dünyalar güzeli hasta bakıcıya gülümsedin, hangisinin üzerine işedin? Doğumunla güzelleşen şehrin ilk olarak hangi sokağının adını ezberledin? İlk sevgilini hangi okulunda tanıdın, ilk öpüşmeni hangi karanlıklarda yaptın? Anlat bana. Rahatlarsın belki. Belki de ben rahatlarım. İstemez misin bunu? Bedenim ellerinde zaten; tedirginim. Ve benliğim sözlerinde kaldı. Üşüyorum. Dedim ya halsizim. Anlat lütfen bana, kararını söylemeden önce bir şeyler anlat. Allah aşkına anlat da rahatlayayım. Bambaşka ülkelere gitsin ruhum. Söz veriyorum; bedenim senin. Doğduğun yerleri hayallerini düşle. Ben önce hayallerimden vazgeçtim zaten. O yüzden konuşmamı bekleme benden. Hayalleri olmayan konuşamaz, bakışamaz, göremez ve sevişemez. Şu anda üzerinde yattığımız kanepede kimler vardı önceleri; kimlerin bedenleri ellerindeydi? Söyle!.. Tamam… Vazgeçtim yalvarmaktan. Acizdim zaten; daha da beter ettin beni. Sen konuşmayacaksın; anlaşıldı. Benliğim dilinin arkasında bir yerlerde hapis kaldı. Yaşasam da yaşayamam artık. Ne ölsem ölürüm, ne ölümüm ölüm olur. Kimse hatırlamaz ki beni. Senden başka kimseye tanıtmadım ki kendimi. Evet… Korkuyorum. Ölmekten değil ama; ölmekten hiçbir zaman korkmadım; anla. Kendimi yitirdim. Umudum vardı hayallerim olmasa da. Onları da aldın gittin. Hem de nasıl başardın bunu? Ah evet susarak…

http://matadam.tumblr.com/post/12616493820/aksam-aksam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder