22.02.2015

Taş - Haykıran Sessizler

  Nereye gittiğimi bilmiyorum. Sadece yürüyorum. Adımlarım arasında yarım saniyeden az var. Yerde bir taş gördüğümde atabildiğim kadar uzağa atmaya çalışıyorum. Şu ana kadarki en uzun mesafem; ‘on beş metre yirmi üç’ santim.
  Bir santim bile olsa, rekorumu geliştirdiğimde seviniyorum. Benimle birlikte yarışanlar var çünkü, biliyorum. Kimse birbirine göstermiyor kendini. Ben de sessiz olmaya çabalıyorum. Taşları fırlatırken hırslarından dolayı bağırır bazıları; hemen kaybederler. Çünkü birine göründüğün anda kazanmanın bir anlamı kalmaz. Kazandığını yalnız sen bilmezsen eninde sonunda başkaları geçecektir seni.
  Bu yol hiç bitmez; karanlık, ağaçlı ve taşlı yol…
  Kimse başkasını göremediği için; en iyinin kendisi olduğunu sanır. Kendini geçmek başkasını geçmekten daha zordur. Çünkü başkası taşı çok uzağa fırlattığında  sen de bilirsin ki taşı o kadar uzağa fırlatmak mümkündür.
  Benimle birlikte yarışanlar var. Onları hiçbir zaman görmeyeceğim. Varlıklarını bilmek bile sinirlerimi bozuyor. Topladığım tüm taşları birinin kafasına atabilirim. Ama kural belli. Fark edildiğin anda yarış biter.
 Bu yarışta sessizler kazanır. Kazandıklarını yalnızca kendilerine haykırabilirler. Kazanan sadece bir kişi olsa da haykıran milyonlar olmasının sebebi bundandır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder